İçeriğe atla
Katarakt ve ön segment

Katarakt Cerrahisinde Torba-İçi-Lens (BIL) Fiksasyon Yöntemi

1. BIL fiksasyon yöntemi ile katarakt cerrahisi nedir?

Section titled “1. BIL fiksasyon yöntemi ile katarakt cerrahisi nedir?”

Katarakt cerrahisi, oftalmolojide en sık yapılan ameliyatlardan biridir. Dünyada yılda 9,5 milyondan fazla uygulanmaktadır. Standart teknik, fakoemülsifikasyon ve göz içi lensinin (GİL) kapsüler kese içine yerleştirilmesidir.

Ancak ameliyat sonrası kalan lens epitel hücreleri (LEH) arka kapsül üzerinde çoğalıp göç ederek arka kapsül opasifikasyonuna (PCO) neden olabilir. PCO prevalansı %0,3-28,4 olarak bildirilmiştir ve modern cerrahi teknikler ve GİL tasarımları ile genellikle %5’in altındadır2). Tedavide Nd:YAG lazer arka kapsülotomi yapılır, ancak akut göz içi basınç artışı, retina yırtığı, retina dekolmanı, makula ödemi ve GİL hasarı gibi komplikasyon riskleri taşır1).

Bag-In-the-Lens (BIL) fiksasyon yöntemi, PCO sorununu kökten çözmek için geliştirilmiş bir tekniktir. İlk olarak 2002 yılında Belçikalı Tassignon ve arkadaşları tarafından yetişkin hastalarda rapor edilmiş, 2007 yılında ise pediatrik katarakt vakalarında da kullanıldığı bildirilmiştir3,4). Aynı çapta ön kapsüloreksis (anterior capsulorhexis) ve arka sürekli kapsüloreksis (PCCC) yapılır ve özel göz içi lensinin oluğuna her iki kapsülün kesim kenarları 360 derece oturtulur. Normal “lens-in-the-bag” (kese içine yerleştirme) yönteminin aksine, “keseyi lense geçirme” konseptidir.

Standart BIL göz içi lensi Morcher 89A’dır (FCI, Almanya). 5 mm çapında bikonveks (çift dışbükey) akrilik hidrofilik bir lenstir ve optik yüzeye dik iki destek parçası (haptik) arasında bir oluk (interhaptic groove) bulunur. Toplam çapı 7.5 mm’dir. Küresel tek odaklı ve torik (astigmat düzeltici) tipleri mevcuttur.

ModelToplam ÇapHedef
89A (optik 5.0 mm)7.5 mmYetişkin (standart)
89D (optik yüzey 4.5 mm)6.5 mmPediyatrik (aksiyel uzunluk <18 mm)
89F (optik yüzey 5.0 mm)8.5 mmEşzamanlı vitrektomi
Q BIL fiksasyonu ile geleneksel kapsül içi yerleştirme arasındaki fark nedir?
A

Geleneksel yöntemde göz içi lensi lens kapsülünün içine yerleştirilir (lens-in-the-bag). BIL’de ise tersine, ön ve arka kapsülotomi kenarları lensin oluğuna oturtulur (bag-in-the-lens). Bu, her iki kapsülün tüm çevre boyunca kaynaşmasını sağlayarak lens epitel hücre proliferasyonuna karşı bir bariyer oluşturur.

BIL fiksasyon yöntemi tüm katarakt vakalarında uygulanabilir, ancak aşağıdaki hasta gruplarında özellikle faydalıdır.

  • Pediyatrik katarakt: Nd:YAG lazer tedavisine uyum sağlamak zordur ve net bir görsel eksen ambliyopi tedavisi için gereklidir.
  • Engelli ve demans hastaları: Genel anestezi altında ameliyat olan ve postoperatif lazer tedavisinin zor olduğu hastalar.
  • Kronik intraoküler inflamasyon öyküsü: PCO gelişme riski yüksek olan hastalar.
  • Fundus detaylı incelemesi gereken hastalar: Diyabetik retinopati veya retina hastalıklarının takibinde net bir görsel eksen gerektiğinde.
  • Büyük kapsül yırtığı olan travmatik katarakt
  • Şiddetli mikrof talmi
  • Şiddetli zonül zayıflığı (zonülopati)
  • Lens subluksasyonu

3. Arka kapsül kesafeti sorunu ve BIL gelişiminin arka planı

Section titled “3. Arka kapsül kesafeti sorunu ve BIL gelişiminin arka planı”

Arka kapsül kesafetinin oluşum mekanizması

Section titled “Arka kapsül kesafetinin oluşum mekanizması”

Katarakt cerrahisi sonrası lens kapsülü içinde kalan lens epitel hücreleri (LEH’ler) arka kapsül üzerinde çoğalır ve metaplaziye uğrar 1). Arka kapsül kesafeti (AKK) oluşumu ameliyat sonrası zamanla artar 1). Nd:YAG lazer arka kapsülotomi uygulama oranı %5’ten %54’e kadar değişen raporlar bulunmaktadır 1).

AKK oluşumunda birden fazla faktör rol oynar 1). Kapsül kontraksiyon sendromu da ilişkili bir komplikasyondur ve ön kapsülotomi sonrası kalan LEH’lerin metaplazisi ve fibrozisinin neden olduğu düşünülmektedir 2). Risk faktörleri arasında küçük ön kapsülotomi çapı, zonül zayıflığı, psödoeksfoliasyon sendromu, retinitis pigmentoza, diyabet, kronik intraoküler inflamasyon ve yüksek miyopi yer alır 2).

Q Arka kapsül kesafeti ne sıklıkta görülür?
A

PCO prevalansı raporlara göre %0,3 ile %28,4 arasında değişmektedir2). Modern cerrahi teknikler ve göz içi lens tasarımları ile genellikle %5’in altında olduğu kabul edilir2). BIL fiksasyon yöntemi uygun şekilde uygulandığında, yetişkinlerde 7 yıllık takipte bile PCO gelişimi gözlenmemiştir.

Cerrahi işlemin ana adımları aşağıdaki gibidir.

  1. Her zamanki gibi fakoemülsifikasyon ve korteks aspirasyonu
  2. Ön odaya 5.2 mm çapında PMMA halka kalibratör (Morcher) yerleştirilir ve 5 mm çapında ön kapsüloreksis kalibre edilir.
  3. Viskoelastik madde, kalan ön kapsülün üzerine (siliyer sulkus içine) enjekte edilir. Lens kapsülünün içine enjekte edilmez.
  4. 30 gauge iğne ile arka kapsüle mikro delik açılır.
  5. Berger boşluğuna dispersif viskoelastik (Viscoat vb.) enjekte edilerek ön hyaloid membran geri itilir.
  6. Ön kapsüloreksis ile aynı çapta posterior sürekli kapsüloreksis (PCCC) yapılır.
  7. BIL göz içi lensi ön odaya enjekte edilir. Arka destek önce kartuşa yerleştirilir.
  8. Arka destek saat 6 yönünde aşağı itilir ve sağa sola hareket ettirilerek her iki kapsül arasına 360 derece yerleştirilir.
  9. Viskoelastik aspire edildikten sonra iris yakalanmasını önlemek için miyotik enjekte edilir.

Ön kapsülotomi için ipuçları

Halka kaliper: Purkinje yansımasının merkezine hizalayın. Kaliperin ön kapsüle sıkıca bastırıldığından emin olun.

Kesit boyutu: Kaliperin iç kısmında kalın ve biraz daha küçük olmayı hedefleyin. Büyük olmasındansa küçük olması daha güvenlidir.

Callisto: 5.2 mm projeksiyonlu dijital kılavuz da kullanılabilir.

Arka kapsülotomi için ipuçları

Viskoelastik madde: Kapsül içine değil, ön kapsülün üzerine enjekte edin ve ön kapsül ile arka kapsülü birbirine yapıştırın.

PCCC: Ön kapsülotomi kılavuz olarak kullanılarak aynı boyutta arka kapsülotomi yapın.

Ön vitrektomi: Sadece vitreus ön kamaraya prolabe olursa yapın. Genellikle gerekli değildir.

Malyugin halkası kullanıldığında, tam çapı (6.25 mm) BIL’in tam çapından (7.5 mm) daha küçük olduğu için BIL yerleştirilmeden önce çıkarılması gerekir. Şiddetli miyozis durumunda iris kancaları daha kullanışlıdır.

Geniş zonül defektlerinde (pseudoeksfoliyasyon sendromu veya travmatik katarakt), kapsül germe halkasına (CTR) ek olarak fasulye şeklinde segmentler kullanılarak BIL prosedürü uygulanabilir.

Tamponad maddeleri (gaz/yağ) kullanıldığında iris yakalanması riski vardır. Morcher 89F (büyük ön destekli) kullanılır. 89A kullanılıyorsa, tamponad maddesi %50’den fazla emilene kadar midriyazisten kaçınılır (SF6 için 1 hafta, C2F6 için 2 hafta, C3F8 için 3-4 hafta).

Çocuklarda kapsül elastikiyeti yüksektir ve miyozis oluşmaya yatkındır, bu da zorluğu artırır. Başlıca farklılıklar şunlardır:

  • Halka kaliper: 4-5 yaşına kadar 4,5 mm çap, 5 yaşından sonra yetişkinlerle aynı olan 5,2 mm kullanılır
  • Göz içi lens: Aksiyel uzunluk 18 mm’den az veya korneal limbus çapı 8-9 mm ise Morcher 89D (küçük boy) kullanılır
  • Callisto kullanılmaz: Çocuklarda korneal eğrilik nedeniyle refleks kalitesi düşer ve aşırı boyut riski vardır
  • Ön vitrektomi: Tek taraflı katarakt veya vitreus/lens arayüz anormalliklerinde daha sık gerekir
Q BIL tekniği çocuk kataraktında da güvenle uygulanabilir mi?
A

2007’de çocuklarda ilk kez rapor edilmesinden bu yana, çok sayıda çalışma güvenliğini ve uygulanabilirliğini doğrulamıştır. Görme aksı bulanıklığı insidansı %5-9 olup geleneksel yöntemlere göre belirgin şekilde düşüktür ve çoğu lens yerleşim hatasından kaynaklanır. Ancak genel anestezi altında yapılan bir işlemdir ve deneyimli bir cerrah gerektirir.

6. Patofizyoloji ve BIL ile PCO Önleme Mekanizması

Section titled “6. Patofizyoloji ve BIL ile PCO Önleme Mekanizması”

Lens Epitel Hücrelerinin Sınırlandırılması

Section titled “Lens Epitel Hücrelerinin Sınırlandırılması”

BIL fiksasyon yönteminde, ön ve arka kapsül kesi kenarları göz içi lens oluğu içinde 360 derece üst üste gelir ve kaynaşır. Kalan LEC’ler periferik kapsül içi boşlukta hapsedilir ve optik yüzeye hareketleri fiziksel olarak engellenir. Kadavra gözlerinin histolojik incelemelerinde de proliferatif materyalin kapsüller arası boşlukla sınırlı kaldığı ve görme aksının korunduğu doğrulanmıştır.

Postoperatif Enflamasyonun Daha Az Olmasının Nedenleri

Section titled “Postoperatif Enflamasyonun Daha Az Olmasının Nedenleri”

BIL tekniğinde postoperatif enflamasyon insidansı geleneksel yöntemlere göre daha düşüktür. Aşağıdaki mekanizmalar düşünülmektedir.

  • Her iki kapsül arasında LEC’lerin bloke edilmesi, proenflamatuar maddelerin üretimini baskılar.
  • Destek kısmının siliyer cisim ve irise sürtünmesi yoktur (BIL’in 7.5 mm’lik toplam çapı, geleneksel göz içi lenslerin 13 mm’sinden daha küçüktür)
  • Ön hiyaloid membran korunur
  • Ön vitrektomi yapılmaz (uygulama oranı yaklaşık %9.2)
  • Hidrofilik implanttır

Sekonder glokom riskinin düşük olma nedenleri

Section titled “Sekonder glokom riskinin düşük olma nedenleri”

Pediatrik katarakt cerrahisi sonrası sekonder glokom insidansı BIL tekniğinde düşüktür (%1.3-8). Buna karşın geleneksel yöntemde %12-17 olarak bildirilmiştir. Düşük riskin nedenleri şunlardır:

  • Göz içi lens boyutu: BIL göz içi lensinin toplam çapı 7.5 mm, geleneksel göz içi lenslerden (13 mm) daha küçüktür ve açıya (trabeküler ağ) mekanik hasar daha azdır
  • Hiyaloid membranın korunması: Ön ve arka kamara arasındaki bariyer korunur, vitreusun öne hareketi ve trabeküler ağa invazyonu önlenir
  • Enflamasyonun azaltılması: Steroid kullanımı azalır ve steroide bağlı göz içi basıncı yükselme riski düşer.

7. Güncel Araştırmalar ve Gelecek Perspektifleri (Araştırma Aşamasındaki Raporlar)

Section titled “7. Güncel Araştırmalar ve Gelecek Perspektifleri (Araştırma Aşamasındaki Raporlar)”

Tassignon ve arkadaşlarının 7 yıllık takip çalışmasında (547 hasta, 807 göz), eşlik eden hastalığı olmayan 481 gözde ortalama ondalık düzeltilmiş görme keskinliği ameliyat öncesi 0.276 logMAR’den ameliyat sonrası 0.012 logMAR’a iyileşti. Takip süresi boyunca erişkinlerde hiçbir gözde PCO gelişmedi. Ameliyat sonrası göz içi lens destek kısmına bağlı iris yakalanması 19 gözde (%2.4), ameliyat sonrası retina dekolmanı 10 gözde (%1.24) görüldü.

Diyabetli 54 gözü kapsayan bir çalışmada, vakaların %100’ünde PCO önlendi (ortalama takip 1 yıl). Üç gözde diyabetik retinopati ilerlemesi görüldü, ancak şiddet sınıflamasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. PCO’nun önlenmesi, fundus muayenesini kolaylaştırarak diyabet takibine katkıda bulunur.

Pediatrik Hastalarda Uzun Dönem Sonuçları

Section titled “Pediatrik Hastalarda Uzun Dönem Sonuçları”

Beş yıllık takip çalışmasında %91,2 oranında net görsel eksen korunmuştur. VAO insidansı %4,6-8,6 olup, geleneksel yönteme (PCO oranı %10,8-100) kıyasla önemli ölçüde düşüktür. Tüm VAO vakaları lens yerleşim hatasından kaynaklanmıştır.

Fransa’da yapılan bir çalışmada 36 hastanın 60 gözü (10 Down sendromu, 5 serebral palsi, 6 otizm vb.) incelenmiştir. BIL grubu, BIL olmayan gruba kıyasla daha düşük reoperasyon oranı göstermiştir (%8’e karşı %14).

Multifokal BIL göz içi lenslerinin piyasaya sürülmesi planlanmaktadır. Bu, hem yakın-uzak görme fonksiyonu hem de arka kapsül kesafetinin önlenmesini aynı anda sağlayabilir.


  1. American Academy of Ophthalmology. Cataract in the Adult Eye Preferred Practice Pattern. Ophthalmology. 2022;129(1):P1-P126.
  2. ESCRS Clinical Practice Guideline: Cataract Surgery. European Society of Cataract and Refractive Surgeons. 2024.
  3. Tassignon MJBR, De Groot V, Vrensen GFJM. Bag-in-the-lens implantation of intraocular lenses. J Cataract Refract Surg. 2002;28(7):1182-1188. doi:10.1016/S0886-3350(02)01375-5. PMID:12106726.
  4. Tassignon MJ, De Veuster I, Godts D, Kosec D, Van den Dooren K, Gobin L. Bag-in-the-lens intraocular lens implantation in the pediatric eye. J Cataract Refract Surg. 2007;33(4):611-617. doi:10.1016/j.jcrs.2006.12.016. PMID:17397732.

Makale metnini kopyalayıp tercih ettiğiniz yapay zeka asistanına yapıştırabilirsiniz.